ROCK
TIKLA ve OKU RESİMLER LEGION OF DEATH
Biyografiler

Şarkı sözleri

Metal Müzik Çeşitleri

Bass Gitar

Anket

Gitar tabları

Arşiv

Elektro Gitar tarihçesi

Bateri

Rock Giyim Mağazası

BIYOGRAFILER - DUYURULAR - Blogcu



DUYURULAR

28/2/2007 - My Dying Bride´da Ayrılık

Kategori: BIYOGRAFILER

Doom Metalin öncülerinden My Dying Bride'ın Basscisi Adrian Jackson gecen ay My Dying Bride ile olan tum baglarinin koptugunu ve ileriki hayatinda Amerikada yasayacaini belirtti...My Dying Bride Adrian'ın gruptan ayrılmasının hemen akabinde yeni basçısını buldu.Yeni basçı bir kadın ve ismi Lena...Geçmiş yıllarda ise Cradle Of Filth'e katılan klavyeci ve kemancıları Martin Powell'ın yerine Sarah Stanton isimli bi kadın klavyeci gelmişti.

Bir diğer haber ise yeni albümleri A Line of Deathless Kings piyasaya çıkmadan hemen önce davulcuları John Bennet'te gruptan ayrıldığını açıklamıştı onun yeri ise Bal-Sagoth grubunun davulcusu Dan Mullins
ile dolduruldu.

Sonuç itibariyle My Dying Bride herşeye rağmen ayakta ve yoluna devam etmekte.

Bağlantı

2/1/2007 - STRATAVARIUS - Biyografi

Kategori: BIYOGRAFILER

Stratovarius

Stratovarius Helsinki’li üç adam tarafından Black Water adı altında 1984’te kuruldu; bas gitarist John Vihervä, vokalist Tuomo Lassila, ve gitarist Staffan Stråhlman.

Grubun başlangıçta yaptığı müzik, günümüzdekinden oldukça farklıydı. Black Sabbath ve Ozzy Osbourne’den oldukça etkilenmişlerdi. 1984’ün sonlarında bas gitarist John, gruptan ayrıldı ve yerine, bir zamanlar Road Block’ta Timo Tolkki ile beraber çalan, Jyrki Lentonen geldi.

1985 senesinde Staffan artık Stratovarius’ta çalmak istemediğini belirterek grubu Aalborg konseri öncesi terk etti. Bunun üzerine Tuomo, Timo Tolkki’ye telefon ederek gruba katılmasını istedi. Timo bütün parçaları kasetten öğrenirken, grupla ancak 2 prova yapabildi. Bu arada Tuomo hem bateri çalıyor hem de vokali üstleniyordu. Grup toplanarak ‘Tuomo gözünü seveyim bi vokalist alalım abi afedersin boru gibi sesin var’ diyerekten arayışa girdiler. Fakat etrafta çok az iyi vokal bulunması ve bulunanların da Finlandiya’dan uzakta olması sebebiyle Timo Tolkki vokalist olarak atandı. Bu değişikliklerden sonra grubun müziği yavaş yavaş günümüzdeki halini almaya başladı zira Timo; Blackmore, Rainbow gibi gruplara olan hayranlığını kendi müziklerine yansıtmaya başlamıştı. Grup mevcut kadrosuyla üç parçalık bir demo yaptı.

Grup için işler hızlanmıştı, dağıtılan demo çabuk yanıt verdi ve CBS Finland Tavastia Club’daki performansını izledikten sonra grupla anlaşmaya karar verdi. Bu arada gruba bir katılım daha oldu; klavyeye Antti Ikonen getirildi. Grup ilk single albümü olan "Future Shock/Witch Hunt"ı 1988’de hemen ardında 1989 başlarında "Black Night/Night Screamer"ı çıkardı. Bu iki single grubun çıkış albümü olan “Fright Night” öncesi ısınma turlarıydı.

Grup 1989 yazı boyunca birçok performans sergilerken en etkileyici olanı ise Anthrax gibi gruplarla sahneyi paylaştıkları Giants Of Rock oldu. Hareketli geçen bu yaz döneminin ardından bas gitarist Jyrki gruptan ayrıldı. Yeni projeler için çalışmalara başlayan Stratovariusu kötü bir gelişme bekliyordu ki bu da CBS’in gruba olan ilgisini kaybetmesiydi. Olanlara rağmen grup inancını kırmadı, daha çok parça çıkardı, daha çok prova yaptı. Tüm bu zaman zarfında hiçbir şirketle anlaşamadılar haliyle de ikinci albüm için finansör yine kendileri olacaktı. Jyrki’den boşalan yeri grup kendi içinde doldurdu; albüm kaydı sırasında Timo bas gitarı da üstlendi. “Twilight Time” albümü stüdyo aşamasına geldiğinde gruba bas gitarist Jari Behm katıldı fakat o da kendi tarzının gruba uymadığını ileri sürerek ayrıldı.

İkinci albüme “Stratovarius II” adını verdiler ve albüm 1992 başlarında piyasaya çıktı. Durum gösteriyordu ki, grubun aradığı pazar Finlandiya dışındaydı. Dünyanın birçok yerindeki şirketlere albümler gönderildi ve nihayetinde Shark Records, ‘Hands of Time’I dinledikten sonra grupla anlaşmaya karar verdi. “Stratovarius II” albümü isim ve kapak değiştirerek “Twilight Time” adını aldıktan sonra 1992 Ekim’inde bütün Avrupa’da piyasaya çıktı. Albüm Japon müzik listelerinde büyük etki yarattı ve en çok ithal edilen ilk 10 albüm arasında kendine yer buldu. Bu beklenmedik etki sonunda grup büyük bir anlaşmaya imza atarak, albümün imalatı için JVC ile anlaştı. Timo Tolkki anlaşma sonrası promosyon ve grubun popülaritesini görmek için Japonya’ya gittiğinde beklediğinden fazla bir ilgiyle karşılaştı.

Grup anlaşmalar, bağlantılar derken boş durmadı ve 1993 yılı boyunca yeni şarkılar üzerinde çalıştı, bir de yeni bas gitarist olarak gruba Jari Kainulainen katıldı. Albümün %70’I neredeyse tamamdı. İşler yolunda görünürken baterist Tuomo iki elinde birden oluşan stress sakatlığı yüzünden 8 hafta boyunca çalamadı. Grup bunun üzerine kalan dört parçada çalması için Kingston Wall bateristi Sami Kuoppamaki ile anlaşarak kaydı tamamladı.

Nihayetinde üçüncü albüm “Dreamspace” Şubat-Mart aylarına doğru tüm dünyada satışa çıktı. Albüm övgü dolu eleştiriler alırken grubun popülaritesini de başka bir boyuta kaydırıyordu. Grup, Haziran ayında içinde Tokyo, Osaka ve Nagoya konserlerini barındıran ilk turnesine çıktı. Bu turne aynı zamanda Jari Kainulainen’in grupla beraber ilk canlı performansı olacaktı.

1994 yılı bahardan yaza doğru uzarken hafiften, grup bir albümün kaydını daha tamamladı fakat bu çalışma grup için değil Timo Tolkki’nin yapmak için yanıp tutuştuğu solo albüm “Classical Variations and Themes” içindi. Albüm içerisinde aslında Stratovarius için yazılmış olan “Fire Dance Suite” gibi parçalar da bulunuyordu.

Bir süre sonra Timo kendi vokal zamanının sona erdiğine karar vererek gruba yeni bir vokalist bulunması için aramalara başladı. İlanlar, duyurular, başvurular derken Timo Kotipelto, denemeye çağırıldı. Kotipelto ağzını açtığında herkes biliyordu ki grubun yeni vokalisti oydu.

Dördüncü albüm “Fourth Dimension”, adından da belli olacağı gibi grubun müziğinin ve şarkıların önceki albümlere hiç benzemeyeceğini kanıtlıyordu. Artık ortada Stratovarius Metal vardı. Albüm 1995’te piyasaya sürülürken, üçüncü albüm olan “Dreamspace”in satışlarını ikiye katladı.

Albüm sonrası grup, Almanya, İsviçre, Hollanda, Finlandiya, Yunanistan ve Japonya’yı kapsayan ağır bir konser temposuna girdi. Konserler sonrası grubun uzun süreli elemanları Tuomo ve Antti gruptan ayrılmak istediklerini söylediler. Bu değişikliğin altında, kişisel uyumsuzluk ve müzikal anlamda farklılıklar yatıyordu. Açıkçası ikisi de Timo Tolkki’nin yapmaya çalıştığı şeyi yapmak istemiyorlardı.

”Fourth Dimension” ın başarısından sonra Tolkki ve Kotipelto grubun müziğini daha ileri taşımaya karar verdiler. Boşluğu doldurmak için ise bateriye Jörg Michael’ı ve klavyeye de Jens Johansson’u getirdiler

Beşinci albüm “Episode” için grup Helsinkideki Ginnvox stüdyoarını seçti. Bu albüm de önceki albüm gibi grup için büyük bir adım olacaktı. Johansson ve Michael’in taze fikirleri ve şevki ortaya daha dramatik, melodik, senfonik bir metal albümü çıkardı. Hatta albümde ilk defa 40 kişilik vokal ve 20 kişilik orkestra kullanıldı.

Grubun sıradaki albümü “Visions” Nisan 1997’de piyasaya çıktı ve çıkar çıkmaz Finlandiya listelerine 5 numaradan girdi. Finlandiya top 40 listesinde 24 hafta kalan albüm sadece Finleri değil dünya çapındaki diğer hayranlarını da memnun etti. “Visions” bu başarısıyla Finlandiyada altın plak kazandı

Nisan 1998’e geldiğimzde Stratovarius yeni albüm çalışması için stüdyodaydı. Yedinci albüm “Destiny” de önceki albüm gibi Finnvox’ta kaydedildi ve Ekim 1998’de satışa çıktı. “Destiny” müzik listelerine düştükten bir hafta sonra bir numaraya yerleşti ve görünürde grup için bir altın plak daha vardı.

1999’da beklenen oldu ve Stratovarius “Destiny” ile tekrar altın plak kazandı o da yetmedi grup Finlandiya’da yayımlanan metal dergisi “SFP”nin anketinde en iyi Finli grup, videoları “SOS” ise en iyi yerli video seçildi.

1999 artık akıp giderken Stratovarius, Nuclear Blast etiketiyle 2000’de piyasaya çıkacak albümü için stüdyoya kapandı. Bunca başarıdan sonra beklentiler oldukça yüksekti ve grup bu beklentileri boşa çıkarmadı. Albüm, Stratovarius’a arka arkaya üçüncü altın plakı kazandırdı.

2000’in sonlarında grup, tarihinin en önemli, en kalabalık(300.000) ve en başarılı turundan döndükten sonra ara vermeye karar verdi. Bu ara esnasında Tolkki ve Kotipelto gibi bazı müzisyenler solo kariyeleri için çalışmalarda bulundular. Çok fazla tekil kalamamış olacaklar ki grup, ertesi sene 4 parçalık “Intermission”ı piyasaya sürerek ısınma turlarına başladı.

Bir senelik uzun bir aradan sonra tekrar stüdyoya kapanan Stratovarius sıradaki albüm “Elements Pt. 1” için çalışmalara başladı. Grup elemanlarının söylediklerine bakacak olursak, bu albüm, grubun yarattığı en senfonik ve destansı albüm olacaktı. Albümün çıkış tarihi Ocak 2003 olarak planlanırken grup, Finlandiya'dan start alacak bir dünya turu için hazırlıklara başlamıştı bile...
kaynak:stratavarius web sitesi-duman6

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/1/2007 - Dark Tranquillity -Biyografi

Kategori: BIYOGRAFILER

Dark Tranquillity

 
İsveç’in en iyi gruplarından ve ‘Göteborg Sound’unun yaratıcılarından biri olan Dark Tranquillity 1989 yılında kuruldu. İleri melodik kalıplarla çizgisel olmayan şarkı kalıplarını, yoğun ve agresif müziğinde birleştiren grup, konularının şiirsel anlatımıyla şarkı sözlerinde de çok başarılı. Tarzları melodik death olarak tanımlanabilecek olan grubu kendi anlatımlarıyla tanıtmaya başlayalım.

‘Karanlık sessizlik’ anlamına gelen dark tranquillity adını seçmelerindeki kasıt, aşırı ikilemleri ve çelişkileri yaratıcı bir biçimde yansıtmak. Fen ve mitoloji konularına eğilmiş olan grup; şamanizm, kuantum fiziği, kaos teorisi, psikoloji, sanat, bilinç ve kendini yok etme alanlarını hedeflemiş. Müzikal metodlarındaki anahtar kelimeler şiddet(yoğunluk) ve melodi. Akıl ve bedeni, kabalık ve güzelliği, hırs ve isteksizliği birleştiriyorlar şarkılarında.

Dark Tranquillity her zaman, tek düze şarkılar yerine, birbirine mükemmel uyum sağlayan karmaşık melodi çizgilerini müziğinin agresif temellerine oturtmayı seçmiştir. Sürekli yeni şeyler deneyen Dark Tranquillity, yeni melodik ve elektronik arayışlarla birlikte, klavyeyle şarkılarının atmosferini desteklemeye başladı. ‘Projector’ albümüyle oldukça yaratıcı bir değişim gösterdi. Daha melodik riffler, daha yumuşak parçalar ve Stanne’in sesini daha etkili ve anlaşılır kullanması, şarkılardaki temiz ve melodik vokal bölümleri. ‘Haven’ la birlikte yeni arayışlara devam ettiler ve aynı zamanda bu biraz da kendi sert köklerine dönüş oldu. ‘Projector’ daki, seslerin daha arkadan gelmesi yerine daha açık ve direk bir yaklaşım kullandılar. Konserlerdeki atmosferden bu değişimlerden seyircinin de çok memnun olduğu belli oluyordu.

Grup, on yıllık bir çalışmanın ardından, yaratımlarının makul sonuna yaklaştığını düşünüyor. Kendi tarzlarında en çok bilinen ve en başarılı gruplardan biri olarak bundan sonraki albümün daha önceden keşfedilmiş yaratıcı öğeleri içereceğini söylüyor.

Kaynak : duman6

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/1/2007 - OPETH - Biyografi

Kategori: BIYOGRAFILER


Opeth 1990 da kuruldu. grubun ilk kadrosu çok başarısız idi elemanların yerine tek tek yenisi geldi ve grup elemanllarınınn hepsi değişti. vokal ve gitar da mikael akerfeldt gitarda peter lindgren, davulda martin lopez bass ta ise martin mendez var. tür olarak tam bir isveç tarzı yani melodic death metal. tam olarak melodic death metal bence buna denir. sözleri vokalist mikael yazıor ve opeth in her albümü bir öyküyü anlatıor.grup kadroyu hala koruyor 95 te pek başarılı olmayan orchid albümünü çıkardılar. 96 da bir opeth klasiği olan ve kesinlikle çok sanatsal olan morningrise ı çıkardılar. bu albüm 5 parçadan oluşuyordu ve 60 küsür dakika idi. kesinlikle süper bir albüm. 98 de my arms your heorose(yazamadım galba)u çıkardılar ve nevermore ile amerika turuna çıktılar. 99 da süper bir albüm olan still life ı çıkardılar. grup her albümde daha da sertleşmekteydi. still life ta ki scream den death vocal lere geçiş çok ii yapılmış. albümde 2 tane yavaş parça bulunuyor. dier 5 parça ise tam bir melodic death metal.2001 de biraz daha progressive olan blackwater park ı çıkardılar. bu albüm türkiye ye gelmedi çünkü music for nations getirmedi. geçen ay ise deliverance yi çıkardılar daha elime geçmedi ama deliverance parçasını dinledim kesinlikle süper ve sert bir parça. melodic ten eser az kalmış. ama bence opeth in melodic hali daha iidi. bu albümde bateri ye daha çok yer verilmiş. opeth mart ayında 1 albüm daha çıkarıcak. bu adamlar ne kadar çabuk beste yapıo böle bir de klasik beste yazlması en zor olan şarkı türü. diğer bi melodik grup olan In Flames ile Dark Tranquility'nin kardeş grubu diye bilinirler.

Kaynak : opeth web sitesi

Bağlantı

30/12/2006 - RED HOT CHILI PEPPERS Biyografi

Kategori: BIYOGRAFILER

Grubun gitaristi Flea, 20 yıl önce Los Angeles’taki Perkins Palace’a giden ve orada çalan grupları dinleyen sıradan bir kişiydi. Çalan gruplar arasında Rock’n Coke festivalinin önemli isimlerinden Echo & the Bunnymen de vardı. Flea, o zamanlar onlardan biri olmayı hayal ediyordu. 20 yıl sonrasında onlardan daha fazla tanınacağı hiç aklına gelmiyordu. Ama beklenmeyen oldu. Bugün Red Hot Chili Peppers dünya çapında büyük arena ve stadyumlarda çalan bir grup. Şarkıları herkes tarafından biliniyor ve rock müziğine kattıkları farklı bakış açısıyla birçok gruba ilham kaynağı oluyor.

Flea, albümdeki samimi yazısında grubun parçalarının liste başı olmasını, eleştirileri dikkate alıp, hatalardan ders almaya bağlıyor. Flea, her zaman için kendilerini ve müziklerini daha anlaşılır yapmaya çalıştıkları için hala varolduklarını da sözlerine ekliyor. Alçakgönüllülüğü bırakmayan Flea, yıllar sonra Perkins Palace’a geri dönüp verdikleri coşkulu konserden sonra bile “Echo & the Bunnymen kadar olabildik mi, bilmiyorum” diyebiliyor.

Birçok grup gibi Red Hot Chili Peppers’da da değişiklikler oldu. 1988’de Red Hot Chili Peppers, kurucularından Hillel Slovak’ı kaybettikten sonra Chad Smith ve John Frusciante, gruba katıldı. Böylece Antwan (vokal), Flea (bas gitar), John (gitar) ve Chad (davul) dörtlüsünün bir araya geldiği muhteşem bir grup oluştu. 1992’de altı yıllığına John’un yerine eski Jane’s Addiction gitaristi Dave Navarro geçtiyse de 1998’de John gruba geri döndü.

Grubun yıllarca kalitesinden hiç ödün vermeden yaptıkları parçaların dinlendiğini kaydeden Flea’nin alçakgönüllü yaklaşımını şu sözlerde bulmak mümkün: “Dünyanın evrende küçücük bir nokta kadar olduğu, insanların da bu sonsuz manevi alanda birer piyon olarak aslında ne kadar önemsiz olduğu.”

Grubun kalıcılığındaki en önemli neden ise, çok -ama gerçekten- çok çalışmaları.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/12/2006 - CATAFALQUE Biyografi

Kategori: BIYOGRAFILER

 

Catafalque

Catafalque, 1997 yılında İstanbul’da kuruldu. Grubun tarzı için doom-gothic metal kavramı, kullanılacak en iyi tanımlama olsa gerek. Bu gothic - doom ve heavy öğelerinin yanında, kimi otantik ve folklorik öğelere de rastlayabiliyorsunuz Catafalque grubunun çalışmalarında. Elemanlar, tarzlarını, klasik metal yapısıyla geleneksel müzik öğelerinin başarılı bir sentezi olarak görüyorlar. Kadroya bugün baktığımızda eskilerden yalnızca Gökhan ismine rastlıyoruz fakat 1997’nin kışında Emir Atay ve sonbahar 1998’de basa Erman Ulus’un katılımlarıyla temel kadronun oluşturulduğunu görmekteyiz. Kasım 1999 da ise gruba bir bayan, bir de erkek vokalin dahil olmasıyla en büyük sorunlardan biri çözülmüş. Bayan vokalde Burcu, erkek vokalde de Metehan gereksinimi karşılayacak kalitede elemanlar olduklarını kanıtlamışlar.

2000 yılının Ağustos ayında basist olan Erman gruptan ayrıldı. Bunun üzerine basgitaristlik görevini Alper üstlendi. Fakat grup bir yaprak dökümü yaşadı ve elemanlardan Emir Atay 2001 yılı Şubat’ında gruptan ayrıldı. Yerini, adaşı Emir Akaydın’a bırakmış oldu. 2001’in sonlarına doğru Burcu da gruptan ayrıldı ve onun yerine halen konservatuar öğrencisi olan Özge geçti. Ve bu eleman değişiklikleriyle şimdiki kadro meydana geldi. Yeni kadro ile çalışmalara başlandı, parçalar grupça oluşturulurken söz yazımını Gökhan üstlendi.

Gotik romantizm, gotik öyküler, aşk, acı ve yas üzerine kurulu melankolik sözleri ile dikkat çeken Catafalque; ismiyle ve parçalarıyla müzikal yapısını çok iyi oturtuyor. 16 Ocak 2000’de headliner olarak Rotting Christ’ın sahne aldığı Dark Millenium Party’de canlı performansını sergileyen ve olumlu tepkiler alan topluluk, aldığı cesaretle 2001 yılı sonunda "Never To Be Burried" adlı EP’yi kaydetti. Şu sıralarda ellerinde bulunan 13 parçayı da değerlendirmek için kayıtlara başlayan grup elemanları, yakın zamanda yeni albümlerini dinleyiciye sunmayı planlıyorlar.

Grubun amaçları arasında farklı ve ünlü gruplarla, değişik organizasyonlarda ve festivallerde sahne almak geliyor. Catafalque tüm Avrupa ülkelerinde rock-metal piyasasına iyi, etkili ve başarılı bir giriş yapmak istiyor.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/12/2006 - MUSE Biyografi

Kategori: BIYOGRAFILER

Muse


10 yil önce , Matthew Bellamy, Chris Wolstenholme ve Dominic Howard ‘ in aileleri Ingilterenin güneyinde bulunan Devon ‘ da Teignmouth kasabasyna yerlesmislerdi. Burasi eger 13 ve 18 yasynda iseniz size cehennem gibi gelecek sıkıcı bir yasamin surdugu tipik bir sahil kasabasiydi.

Vokalist / sarki sözu yazari / gitarist / keyboardist Bellamy: "Devon bize hicbirsey vermeyen sikici bir kasabaydi. Kasaba sadece yazlari Londralilar icin ucuz tatil olanagi haline geldigi zamanlar yasiyordu. Ama her yazin bitiminde turistler gider ve bütün canliligi beraberlerinde gotururlerdi. Orada tamamiyle kapana kisilmis hissederdik kendimizi. Butun arkadaslarimiz uyusturucu ve muzige sarildilar , biz ikincisine yogunlastik , kendimize muzigi kacip kurtulmus gibi hissedecek bicimde yapmayi ögrettik. “ diyor. 13 yaslarynda uclu ilk gruplarini, Gothic Plague ‘i kurdu .

90’ baslari cikmis olan indie klasiklerini cover yapiyorlardi. Gothic Plague daha sonra Fixed Penalty ve Rocket Baby Dolls adini aldi. Ilgi azligi onlari engellemiyordu , aksine onlari kamciliyordu. “Acikcasi bizi hayal kirikligine ugratmiyordu.” diyor basci Wolsentholme. “Kendi parcalarimizi yazarak ve calarak daha taninir hale gelecektik. Basta bircok bos barda caldik ama cover yapmamaya söz vermistik ve bir daha cover yapmadik .“ Isimlerinin Muse olarak degismesi ile birlikte olaylar çok daha ciddilesmeye basladi. “Müzik kaçmak icin kullandigimiz bir yol olmaktan cikti” diyor davulcu Howard. “ Bizim icin bir tutku , kendimizi anlatim yolumuz haline geldi.”

Çalismalari cok siklikla olmaya basladi ve bulabildikleri her firsatta sahneye cikmaya basladilar. Eger Londra ‘dan 400 km uzaklikta oturuyorsaniz bu hic de kolay degildir. Coskulu soundlarini , heyecanla harmanlanan görkemli vokalle, bastan cikarici atmosferle, yayilmak icin bekleyen sözlerle birlestirmeyi basardilar ve artik kalabagin toplanmaya baslamasi dogaldi. Insanlar duyduklari seyi sevdiler – Muse’un Dangerous Records‘tan cikan iki single’i 1997 Muse ve 1998 Muscle Museum – canli performanslarinda satilmaya baslandi ve cabucak tukendi .

1998 de Muse kendini Ingiltere‘nin büyük yetenek avcilarinin ve birkaç amerika sirketinin odaklandigi bir grup olarak buldu. Kasimda Muse CMJ ‘de calmak uzere New York’ a uctu. Göz kamastirici sovlarindan sonra Amerikanin ilgisi cok hizli bir sekilde buyudu. Iki hafta sonra bu sefer Los Angeles’da Santa Monica rihtiminda kendilerini gostermek icin caldilar ve digerleri dusunurken Madonna ‘nin sirketi Maverick Recording zaman kaybetmeyip oldukca cömert bir teklifle- yaklasik 1 milyon pound - grubu kendilerine baglamis oldu. Anlasma 1998 de noel arifesinde imzalandi. Yukarida Muse ‘un kurulus oykusunu anlattim artik burdan sonra olanlari sanirim herkes biliyor. O kasabali cocuklar 1999 da ilk albümleri Showbiz ‘i piyasaya cikardilar. Milyonlarca kopya satan bu albümle beraber Muse kazandigi ödüller ile de basarisini kanitladi.

Bunlardan bazilari : NME Carling Premier odulleri “Brand New Band 2000”, Q odulleri en iyi grup ve en iyi album adayliklari , Kerrang ödülleri en iyi grup ve en iyi canli performans odulleri.

Daha sonra Muse ’un tarzinda degisikler oldugu gun gibi ortadaydi bunu belkide en iyi NME ‘nin yeni albumlerini tanitan yazisinin buyuk puntalarla yazilmis basligindan anlayabiliriz “Revelation of the 2000”

duman6

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/12/2006 - Nirvana Biyografi

Kategori: BIYOGRAFILER

Nirvana

ABD''li müzik topluluğu.
Üyeleri: Gitar ve vokalde Kurt Cobain, bas gitarda Krist Novoselic ve bateride Dave Grohl. 1988 yılında çıkardığı ilk albümle (Bleach) sesini pek duyurmayan grup, 1991 yılında çıkardığı Nevermind albümü ile müzik dünyasında tam anlamıyla bir çığır açtı. 4/4'lük ritm kalıplarıyla, yalın fakat akılda yer tutan melodileriyle ve vurucu sözleriyle kendine özgün bir tarz oluşturan solist Kurt Cobain, aynı zamanda çalkantılı yaşamı ve uyuşturucu bağımlılığı ile de gündeme gelmiştir. Grunge adı verilen bu müzik tarzında hızlı bir tempo ve defalarca tekrarlanan nakarat bölümü en belirgin özellikler olarak karşımıza çıkar. Grunge bu yönüyle Punk müziği de andırır fakat Grunge ile Punk akımları temsil ettikleri kuşaklar ile birbirlerinden ayrılırlar.Sahnedeki tavırlarıyla da ses getiren grubun en iyi bilinen özelliklerinden birisi de konser sonlarında pahalı gitarları paramparça etmeleridir.

Grubun köklerinde 1980 yılların ortasında müzik piyasalarının en önemli isimlerinden olan Melvins Mudhoney Pixies Sonic Youth'un izlerini görmek mümkün. Novoselic ve Cobain; yaşadıkları yer olan ve Seattle'a çok yakın bir kasaba olan Aberdeen'de 1985 yılında tanıştılar.

Müzikal çalışmalarının ilk somut örneği Stiff Woodies adıyla gerçekleşti. Bu ilk oluşumda Cobain bateri çalarken Novoselic'de bas çalıyordu. Grubun belli bir gitaristi ise yoktu. 1987 yılında grup adını Nirvana olarak değiştirdi; bu değişimle birlikte Cobain vokal ve gitara geçerken gruba Chad Channing'de baterist olarak eklendi. Bir süre sonra Seattle'da yer alan plak şirketlerinden biri, Sub Pop tarafından keşvedilen grup 1988 yılında ilk singleları Love Buzz/Big Cheese'i kaydetti. 1989 yılının Haziran ayında ise 600 Dolar'a kaydedilen ilk albümleri "Bleach" piyasaya çıktı. Bu albümün piyasaya çıkmasının ardından Portland ve Oregon'u kapsayan küçük bir turneye çıkan grubun solisti Kurt Cobain daha sonra eşi olacak Courtney Love'la da bu turne sırasında tanıştı. Turnenin ardından Washington çıkışlı bir grup olan Scream'in bateristi olan Dave Grohl 1990 yılının Eylül ayında Chad Channing'in yerine gruba girdi.


1991 Avrupa Turnesi boyunca Nirvana, Sonic Youth'un ön grubu oldu. Nirvana'nın büyük çıkışı ise 1991 yılında katıldıkları Reading Feastivali'nde gerçekleşti. Bu festival sırasında kaydedilen ve bir belgesel niteliği taşıyan, 1991: The Year Punk Broke'la birlikte grubun adı tüm dünyada duyuldu. 1991 yılı aynı zamanda; Nirvanamania akımının oluşma, Kurt Cobain'in ise fiziksel ve ruhsal sağlığının bozulma tarihi de oldu. Grup daha sonra Geffen Records'la anlaşma imzaladı ve asıl büyük başarıları olan 'Nevermind'ı 1991 yılının sonbaharında piyasaya çıkardı. 3 platin ödüle layık görülen ve dünya çapında 10 milyon kopya satan Nevermind'dan çıkan single "Smells Like Teen Spirit" ise MTV'nin sürekli yayınladığı kliplerden biri oldu.

Müzikal başarılarının yanı sıra maddi açıdan da oldukça iyi duruma gelmeye başlayan grubun solisti Kurt Cobain ise bütün bu bolluğun yanında içine kapanmayı ve kendi dünyasını yaratmayı tercih etti. Bu sırada 1992 yılının Şubat ayında Hole grubunun solisti olan Courtney Love'la Hawaii'de evlendi. 18 Ağustos'ta ise kızları Frances Bean dünyaya geldi. Nirvana'nın üçüncü stüdyo çalışmaları Kurt Cobain'in sağlık problemleri sebebiyle ertelenedi. Kronik mide sancılarından şikayetçi olan Cobain çok sık hastaneye kaldırılmaya başladı. 1992 yılında ise Geffen, Nirvana hayranlarının sabrını daha fazla zorlamamak için grubun B-Side'larından oluşan bir toplama albümü, 'Incesticide'ı piyasaya sürdü.


Nevermind albüm kapağı1993 yılının baharında grup tekrar stüdyoya girmek için hazırdı. Nevermind'ın ardından çıkartacakları bu yeni albüm için grup; Pixies, Breeders ve Jesus Lizard'ın da prodüktörlüğünü yapmış olan Steve Albini'yle çalışmayı tercih etti. Yeni albüm 'In Utero' 1993 yılının Eylül ayında piyasaya çıktı."In Utero"nun piyasaya çıkmasının ardından grup MTV için verdikleri Unplugged konserin de içinde bulunduğu ve Kuzey Amerika'yı kapsayan bir turneye çıktı.

1994 yılı Nisan ayında yüksek dozda uyuşturucu alarak intihar eden Kurt Cobain, ölümünün ardından pek çok soru işareti bırakmıştır. Cobain'in uyuşturucu bağımlılığı bir gerçek olsa da ölümünün ardından eşi Courtney Love'ı da kuşku ardında bırakan bazı komplo teorileri gündeme gelmiştir. Bunlardan en çok bilineni Cobain'in kanında bir insanı öldürmeye yetecek dozdan çok daha yüksek miktarda eroin bulunmasıdır. Cobain öldürücü dozun üç katı eroin ve pompalı tüfekle ağzına ateş edilmiş bir şekilde bulundu. Bunları kendi kendine yapması mümkün değildir. Bıraktığı veda mektubunun sonunda Country Love'un el yazısı ile yazılar yazıldığı bulunmuştur. Konu aydınlığa kavuşmuş değildir.

ALBÜMLERİ

Bleach - 1989
Nevermind - 1991
Incesticide - 1992
In Utero - 1993
MTV Unplugged in NewYork - 1994
From the Muddy Banks of the Wishkah - 1996
Nirvana - 2002
With The Lights Out: Box Set - 2005
Sliver: The Best of the Box - 2005

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/12/2006 - Linkin Park Biyografi

Kategori: BIYOGRAFILER

Linkin Park

SHUT UP WHEN I'M TALKING TO YOU!
Nu Metal sonunda kendi boy band'ini yaratti ve adini LINKIN PARK koydu. Nu Metal'in babasi 1992 yili Rage'in ilk albumunden beri her turlu maymuna benzeyen (korn, limp bizkit, papa roach) gruplarin bir numara oldugunu gordukten sonra simdi ilk kez teenage eli yuzu duzgun gencler grup kurup kan kokan bir album yaptilar. Ve oyle bir album ki, listelerde hemen patlamadi, 2000 yilinin sonunda cikmasina ragmen cikardiklari her single ile daha bir zirveye yaklasip 2001'in sonlarina geldigimiz su gunlerde Amerikan listelerinde ilk 10'dan indirilemeyen bir demirbas oldu. Ve biliyor musunuz? Album NU METAL'in senelerdir cikardigi en iyi album!!

Grubun ozelligi 2 vokalistten olusuyor olmasi. Bunlardan Mike Shinoda rap olayina girmis, bi seyler geveliyor. Chester Bennington ise, bogurmek ile havlamak arasi psikopatca bagiriyor. Ve bunlarin ikisi bir araya geldigi zaman inanilmaz bir sentez oluyor. Bunun en guzel ornegi NU METAL'in Killing in the Name'den beri cikardigi en gaz sarki ONE STEP CLOSER! Mike biseyler gevelerken Chester ciglik cigliga havlayarak SHUT UP WHEN I'M TALKING TO YOU diye bagiriyor. Iki bucuk dakikalik bu sarki ile araba kullansaniz, katil olursunuz. Dinledikten sonra patronunuzun kafasini kirasiniz geliyor. Evet, o kadar iyi bir sarki.

Limp Bizkit ve Korn'dan Linkin Park'i daha iyi yapan bir diger ozellik Nine Inch Nails'i cok iyi calismis olmalari. Elektronik/Endustriyel muzigin etkileri ozellikle In the End ve Cure for the Itch muhtesem NIN sarkilari olabilirmis. HYBRID THEORY albumunde oyle ballad'mis, dans edilecek sarkiymis, Rolling'mis, Got the Life'mis, bunlar yok. Dedim ya, album kan kokuyor. Tamamen spor salonlari ya da dogus karsilasmalarinda calinmasi gereken bir album. Ama yanlis anlamayin, bu bir SLAYER gibi belli bir dinleyici kitlesinin bogurtu ile vokali agirt edebilecegi bir muzik degil. Aksine album INANILMAZ piyasa. Backstreet Boys eger Limp Bizkit ve TOOL ile duet yapsa, bu album ortaya cikardi!!

Grunge'a da yesil isik yakiyor album. Mesela CRAWLING asiri Alice in Chains'in NU METAL versiyonunu andiriyor. Simdiye kadar icinden One Step Closer, Crawling, Papercut ve ozellikle en yeni hitleri (ki su anda iki kitada da her yerde bangir bangir caliyor) IN THE END sarkilarini single olarak cikardilar, ama inanin HYBRID THEORY icinde bir o kadar daha potansiyel hit sarki var.

Bakin ONE STEP CLOSER icin New Musical Express ne demis?: "One step closer... to their PAIN, of course, though what would you know with your situation comedies and your Craig David records. What would you know? You can't entertain Linkin Park with a robot dog and a couple of Bacardi breezers, you know."

Senenin en iyi rock albumu mu? Evet, HYBRID THEORY bu sene The Strokes'un IS THIS IT ile beraber senenin en iyi rock albumlerinden biri. Eger ki NU METAL ilginizi cekiyorsa, piyasadaki herseyden birkac gomlek ustun bir gaz albumu HYBRID THEORY. Eger ki Endustriyel Rock'in (NIN, Marilyn Manson) altin devrini 1992-1996 seviyorduysaniz, en azindan In the End sarkisinin ihtisami icin alinmaya deger. Grunge'in altin devrini seviyorsaniz Crawling icin alinmaya deger. Herkes icin en az bir tane muhtesem bir sarki var bu albumde, kesinlikle edinin. Devir Linkin Park devri...

Kaynak : duman6

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/12/2006 - SLAYER Biyografi

Kategori: BIYOGRAFILER

Slayer

Slayer

1982de los angeles'ta kurulan grup bas ve vokalde tom araya, gitarlarda kerry king ve jeff hanneman ve davulda dave lombardo'dan olusan kadrosuyla önceleri toplama albumlerde yer aldı, 1983 yılında ilk albumu "show no mercy"yi çıkardı.bu album ile büyük bir başarı elde eden grup, 1985te ikinci albumu "hell awaits"ile cok daha guclu bir cıkıs yaptı ve dünya capinda bir basarinin sahibi oldu.süretli, sert, saldırgan ve öfkeli müzigiyle speed metal, thrash metal ve death metal'in karısımını ıceren kendine özgü bir sound olusturdu.daha sonra basarisiz bir konser albumu olan "live undead"ı cıkardı.önceleri judas priest'in yogun etkisinin hissedildigi müzigi giderek daha olgun vek nedinden emin bir hal alarak bircok gruba yol acti.slayer "reign in blood" ile insan bünyesinin erişebilecegi süratin sınırını belirledi.nazi doktor mengeleyi lanetledi."south of heaven"da en önemli ilham kaynagı olan judas priest'ten bir parca uyarladi ve yoluna giderek saglamlasan adımlarla devam etti.daha sonra cıkardıgı "seasons in the abyss" ve konser albumu "decade of aggresssion" ile de başarısını sürdürdü ve 80lerin ilk yarısında ortaya cıkarak heavy metal'in gelişimini etkileyen ende gruplardan biri olmayı basardi.1993te lombardo'nun ayrılmasıyla yerine eski forbidden davulcusu paul bostaph geçti ve cok basarili bir calisma olan "divine intervention"ı cıkardılar.ancak 96da yaptıkları punk cover albumu "undisputed attitude"dan sonra bostaph gruptan ayrıldı ve yerini eski testament davulcusu john dette aldı.

Kaynak : duman6

Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Son 25 Duyuru

FULL | I Iced Earth - I walk alone
Almôra dan Yeni Albüm Kıyamet Senfonis
ICED EARTH italya konseri görüntüleri
MATTHEW BARLOW TEKRAR ICED EARTH'TE !!!!
Tim Owens ICED EARTH'DEN Ayrılışı Hakkında Detaylı Açıklamal
ICED EARTH YENİ BAS GİTARİST AÇIKLANDI : FREDDIE VIDALES
Iced Earth - Yeni Single Kapağı !!!
Pyramaze Tracklist ve 2 Parça Dinleme Fırsatı !!!
Slayer albümü 2009'da geliyor!
Lenny Kravitz, Temmuz'da Türkiye de!
Coldplay, dördüncü stüdyo albümlerini tamamladı.
Beatles'tan özür dilediler!
TESTAMENT HAZİRAN 2008
Konser-Festival: Judas Priest'in Türkiye konseri kesinleşti!
In Flames'den 2 Yeni Bomba !!
Children Of Bodom Yeni Albüm Detayları !!
Moonspell Yeni Albüm Detayları...
Behemoth Nuclear Blast Bünyesinde !
Sepultura'nın yeni albümü 2008'de
Radiohead, iTunes ile anlaştı
Anthrax'ın Yeni Vokalisti Hakkında Görüşler..
Sebastian Bach - Angel Down yeni albüm!!!!
Marduk Türkiye Konserleri
ve bir kitap:trash metal
Slayer'ın Gitaristinden Şok Sözler..



MatRock.Net Rock - Metal Siteleri Toplist


Kategoriler



Arkadaşlarım

copernicus
iDo RaDYo - 7/24 Hit Müzik



ROCK VE METAL RADIO

>
toplist - sohbet - chat - site ekle Bira Darksites MatRock.Net Rock - Metal Siteleri Toplist